Diyetisyen Aysen Arıcan ile diyetin püf noktaları 7
Abur cubur yemektan sakınalım. Sağlıklı atıştırmalıklara yönelelim. Kaçtığımız şey bizi kovalar. Bir diyetisyen olmanın ötesinde bir birey olarak yapmamalıyım dediğim şeylerin baskısını daha çok hissettiğimi bilirim. Karşıtların birbirini beslediğini unutmamalı. Yapmamalıyım – yapmalıyım gibi koşullanmalar yerine sağlıklı atıştırmalık fikrine yönelmek kişinin yapmalıyım yapmamalıyım düşüncelerinin arasında sıkışıp kalmasını önler.
Diyetisyen Aysen Arıcan ile diyetin püf noktaları 6
Sağlıklı beslenme kahvaltıyla başlar.
Uzun süren aç kalma süresinin ardından gelen öğündür kahvaltı saati.
Bu nedenle ana öğün olarak önemi daha da artmaktadır. Bir diyetisyen olarak kahvaltınızı biraz çeşitlendirerek ve zenginleştirerek çekici hale getirmenizi öneririm.
Diyetisyen Aysen Arıcan ile diyetin püf noktaları 5
Yiyerek zayıflayabilirsiniz!
Danışanlarımı en çok şaşırtan konuların başında yasaksız bir şekilde istediklerini ölçülü ve dengeli şekilde yiyerek kilo verdiklerini görmeleri geliyor. Diyetisyen yasak koyan aç bırakan kişi değildir ve olmamalıdır. Hemen kilo verdirmek ve kısa süreli olarak insanları mutlu etmek çok zor değildir ama bunun bedeli ağırdır. Bu nedenle etik çalışan ve insan sağlığına duyarlı hiçbir diyetisyen bu yola sapmaz.
Diyetisyen Aysen Arıcan ile diyetin püf noktaları 4
Diyet yapmak aç kalmak değildir!
Bir diyetisyen olarak karşılaştığım en büyük yanlışların başında bu gelmektedir. Bazı kişiler yemedikleri yani aç kaldıkları zaman zayıflayacaklarını düşünmektedir. Bu çok büyük yanlıştır. Aç kalarak diyet yaptığını sananlar metobolizmalarını bozmakta ve sağlıklarını riske atmaktadır. Bir kişi sağlıklı beslenmeyi sağlayabilmek için genel olarak 6 grupta toplan besin öğelerinden (Karbonhidrat, protein, yağ, su, vitamin, mineral) gün içinde dengeli ve ölçülü bir şekilde almak durumundadır. Bu 6 besin öğesini genel olarak tahıl, et, süt ve sebze-meyve olarak adlandırılan 4 yiyecek grubundan sağlarız. Suyu ayrı tutuyoruz tabi ki. Diyetisyen her kişiye ayrı ve özel olan menü planını yapmanın inceliklerini öğretir.
Diyetisyen Aysen Arıcan ile diyetin püf noktaları 3
Olumsuz kelime ve cümlelerle ile bunlardan oluşan şu tip önermeleri unutun!
‘Ben kilo veremem!’ demeyin bunun yerine ‘Dengeli ve ölçülü yiyip içerek ideal kiloma ulaşıyorum’ demeye başlayın. Tabi dengeli ve ölçülü yiyip içmeye de başlayarak!
‘Diyet yapamıyorum!’ önermesini ise hiç kullanmayın.
‘Kendime yasak koymadan dengeli ve ölçülü şekilde yiyip içerek ideal kiloma ulaşıyorum’ diyerek diyete takılıp kalmaktan kurtulursunuz.
Diyetisyen Aysen Arıcan ile diyetin püf noktaları 2
Yediğinizin içtiğinizi kalorisini bilin ama kaloriyi bilmenin yetmedğini unutmayın!
Diyetisyeninizden size besin değişim sistemini öğretmesini isteyin. Değişim sistemini kullanarak günlük beslenme planınızı yapar hale geldiğinizde diyet yapıyorum düşüncesinden uzaklaşacaksınız.
Diyetisyen Aysen Arıcan ile diyetin püf noktaları 1
Her Pazartesi günü diyete başlamayın!
Başladığınız şeyi bitirmek durumundasınız! Kısaca yemek içmek olan diyeti bitirmek demek yeme içmeyi bitirmek değil midir. Tabi sağlıkla ilgili çok özel bir durum varsa elbette o zaman dönemsel bir program yapılır. Mutlaka bir diyetisyene danışarak size özel beslenme gereksiniminizi belirleyin.
Diyet Yemeği ve Diyetisyen
'Yemek diyetten diyet yemekten ayrılamaz!' dedim. Bu durumda 'Diyet Yemeği' ne anlama geliyor? Diyetisyen diyet yemeğini özel şartlarda planlar! Bu ne demek? Diyetisyen her durumda sağlıklı beslenmelisiniz demiyor mu? Haklı olarak bu soruları soruyorsunuz. Konuyu bir örnekle açıklayayım. Örneğin hastanede yatıyorsunuz ve size hipertansiyonununuz olduğu teşhisi kondu. Sağlıklı bir insanın tuz gereksinimi bellidir ve günlük 5 gr kadardır. Genelde bu miktar besinlerden yani yenilen ve içilenlerden rahatlıkla sağlanır. Özetle ayrıca tuz eklemeye gereksinim yoktur. Hastalığın risk faktörlerine ve bireyin özelliklerine göre bu çok düşük görülen tuz miktarının azaltılması gerekebilir. İşte diyetisyen bu noktada tekrar devreye girer ve tuzu azaltılmış diyet yemeği planlar. Açıkladığım bu özel durum gibi diyetisyenin dikkate alması gereken çok farklı durumlar söz konusudur. Diyetisyen hastanede özel durumları olmayan hastalara ve refakatçılarına menü planı yapmanın yanısıra özel durumları olan hastalar için de yemek planı yapar. Diyet yemeği tanımı da bu nedenle yaşamımıza girmiştir. Hastanenin bir diyetisyeni ve yemek hizmeti veren firmanın da (yemek firma aracılığıyla temin ediliyorsa) bir diyetisyeni varsa hasta yemek açısından şanslı demektir.
Yemek diyetten diyet yemekten ayrılamaz!
Diyet konusunda yaşanılan başarısızlık ve hayal kırıklarının başında, yemek ve diyeti ayrı konular olarak ele almak gelmektedir. Yemek ve Diyet konusundaki bu yanlış yaklaşım diyetisyen için de kilo yönetimi yapmak isteyen kişi için de (ister kilo vermek istesin, ister kilo almak istesin farketmez) önemli bir sorundur. Yemekle ilişkisini gözden geçirmeyen ya da geçirmekten kaçınan bir kişi gereksinim oluştuğunda (bir sağlık sorunu ya da çevreden sen epey kilo almışssın tarzından bir söz gibi vb.)
genel eğilimlerin de etkisiyle diyet yapması gerektiğini düşünür. Diyet yapmak, farklı bir şeyler yaparak (ama yemekle ilişikisni gözden geçirmek değil!) fazla kilodan kurtulmak için bir çözüm gibi akla gelir. Bir diyetisyen öncelikle bu algıyı değiştirmek için çalışmalıdır. Bu, diyetisyen için de diyet yapma fikrine saplanmak üzere olan birey için de zor bir konudur. Diyetisyen olmak için yola çıkmış öğrencilere ve meslek yaşamına yeni başlamış tüm genç diyetisyenlere aynı şeyi söylüyorum: Yemek konusunu ve mutfağı sevin, mutfağın lideri siz olun! Diyetisyenin asıl işi bireyin beslenme gereksinimlerini ve besinlerini menü dediğimiz çerçeve içinde (öğün bazında ve gün bazında) organize etmektir. Diyetisyen besinler ve gereksinimlerden oluşan bir koronun şefi gibidir.
Diyetisyen ne yapar?
Diyetisyenlik mesleği tanınır ve bilinir hale geldi. Mesleğim diyetisyenlik adına ve bir diyetisyen olarak buna doğal olarak seviniyorum.
Ancak diyetisyenlik ne kadar tanınır ve bilinir hale gelse de diyetisyenden en doğru şekilde faydalanılmadığını düşünüyorum. Diyetisyenlik ve diyetisyen, konu sadece zayıflama olduğunda akla geliyor. Diyetisyen, kilo yönetimi ile uğraştığına göre ilk bakışta yadırganacak bir şey yok. Ama diyetisyen sadece bu bakış açısı ile değerlendirildiğinde diyetisyeni doğru anlamak ve diyetisyenden en yüksek ölçüde yararlanmak zorlaşıyor. Diyetisyenden doğru şekilde faydalanmak için diyetisyenin ne yaptığını iyi anlamak gerekli. Diyetisyen sağlık ekibinin bir parçasıdır. Öncelikle iyi bir diyetisyen, bireyin doktoruyla işbirliği içinde çalışmalıdır. Doktorun tanısı ve yönlendirmeleri diyetisyenin öncelikle ele aldığı konuların başında gelir. Bir bireyle ilgili diyabet başlangıcı şüphesi olması, doğal olarak konuyu diyabet ve beslenme açısından değerlendirmeye yöneltir. İşte bu noktada diyetisyen beslenme planı hazırlanması açısından devrye girer. Her birey özeldir ve beslenme gereksinimleri de özelliklerine göre değişir. Bireyi diyabete taşıan genetik özellikleri olduğu kadar beslenme alışkanlıklarıdır. Diyetisyen, önce bireyin beslenme alışkanlıklarını anlamaya ve analiz etmeye odaklanır. Bunu yaparken öncelikle bireyen vücut kompozisyonunu yani çok kısaca söylersek kas, su, yağ dengesini bilmek isteyen diyetisyenin bu konudaki en büyük yardımcısı gelişmiş vücut kompozisyoın analiz cihazlarıdır. Bu denge bilindiğinde diyetisyen bazı gereksinimleri belirleme de bir önemli adım atmış olur. Bu konuyu anlatmaya devam edeceğim. Diyetisyen Aysen Arıcan.
Diyetisyen Işığı
Aşağıdaki yazıyı alınca bir diyetisyen olarak amaçlarımın doğru anlaşılması açısından çok memnun oldum. İletişimde geri besleme çok önemli. Geri besleme sayesinde diyetisyenlikle ilgili yaptığımız işlerin ve yaklaşımımızın nasıl yankı yaptığını daha iyi görüyoruz. Özellikle bu nedenle şahsen tanımadığım takipçime geri besleme yaptığı için çok teşekkür ediyorum. Bu yazıyı diyet takıntısı yapmadan kilo verilebileceğini göstermesi açısından diyetle ilgilenenlere yararı olabileceği için, bir de genç diyetisyen meslektaşlarımla ve diyetisyen adayı öğrencilerle onlara vizyon oluşumu açısından katkısı olacağı düşüncesiyle paylaşmayı düşündüm. Çünkü yazıyı yazan takipçim (adını - kendisinin yayınlamaya onayı olup olmayacağını bilmediğim için – saklı tuttum) yazıya hem emek vermiş hem de diyetisyenin işlevini iyi anladığını çok iyi ifade etmiş. Diyetisyeni, diyetisyenliği ve sağlıklı beslenmeyi doğru anlatma çabalarımızın işe yaradığını görmek memnun ediyor. Diyetisyenliğin toplumun sağlıklı beslenmesi açısından olumlu etki alanını hep birlikte genişletmiş oluyoruz. Diyetisyen Aysen Arıcan
Takipçimin yazısı:
Sizi ilk kez yemek tarifi ararken keşfettim sanırım. Şimdi düşününce hangi tarifti, ne zamandı pek hatırlamıyorum doğrusu ama en fazla bir yıl olmuştur. Öyle alıştım ki artık sizden öğrendiklerimle yaşamaya, sanki hep öyle yaşıyordum gibi geliyor.
En güzeli sizi yavaş yavaş keşfetmiş olmam. Her gün, her hafta başka birşeyler öğrendim yazdıklarınızdan. Sağlıklı beslenmeye çok önem verememe rağmen yaptığım hataları, “ligt mutfak”ın “öldürücü diyet” olmadığını, yeme alışkanlıklarını değiştirmenin çok pratik ve kolay olduğunu ve daha neler neleri farketmem sizin sayenizde oldu.
Başta da dediğim gibi, sizi keşfettiğimde amacım kilo vermek değildi, tarif aramaktı… Ama yazdıklarınızı okumaya ve -bazen farkında olmadan bile- uygulamaya başladıktan sonra eski alışkanlıklarımı sürdürmez oldum.
Şimdi geleyim sonuca, yaklaşık son bir yıl içinde farkında bile olmadan 10-12 kilo verdim (öncesinde de şimde de normal kilo sınırlarındayım). Son aylarda ”acaba hasta mıyım, ondan mı kilo veriyorum?” diye bile düşündüm. Ama yeme alışkanlıklarımı sizden öğrendiklerim öncesi ve sonrası olarak düşününce bunun hiç de anormal olmadığını fark ettim. Daha önce bu kadar rahat kilo verilebileceğini kesinlikle düşünemezdim!
En son olarak fark ettiğim ise bilgilerinizi internet ortamında paylaşmanızın güzelliği. Bir diyetisyensiniz, bilgileriniz sayesinde para kazanıyorsunuz ama benim gibi hayatta diyetisyene gitmeyi düşünmeyen insanlara da çekinmeden, karşılık beklemeden bilgilerinizi sunuyorsunuz.
İşte tüm bunlardan dolayı size çok çok teşekkür ederim. İyi ki varsınız! İyi ki -şu sanal ortamda da olsa- sizi keşfettim!
Her şey gönlünüzce olsun…
……….. (Bir takipçiniz)
Diyetisyen Aysen Arıcan'dan diyetle ilgili uyarılar
Yaz tatili, Ramazan ayı ve ardından bayram olmak üzere diyeti zorlaştıran bir dönemi tamamladık diyen Diyetisyen Aysen Arıcan şimdi hemen diyet konusunda daha dikkatli davranma zamanı olduğunu belirtiyor. Diyetisyen Aysen Arıcan ertelemeden diyet ve sağlıklı beslenme konusundaki önerileri yaşama geçirin diyor. Dur şu bayram da geçsin, yılbaşı da bir geçiversin şeklindeki yaklaşımların yaz aylarına yaklaşıldıkça diyetten kısa süreli sonuç alma beklentisine yol açtığını vurgulayan Diyetisyen Aysen Arıcan, bu durumun diyeti bir baskı ve kabusa çevirdiğini söylüyor. Diytisyen Aysen Arıcan, daha da önemli olan uzun süreli yanlış beslenme alışkanlıklarının olumsuz etkilerinin daha fazla olmasıdır diyerek yasakçı olmayan diyet ve diyet yapmayı takıntı olmaktan çıkaran anlayışın bir an evvel yaşama geçirilmesinin sağlığı korumak açısından da önemli olduğuna dikkat çekiyor.
Beslenme Uzmanı Diyetisyen Aysen Arıcan’dan bayramda beslenme önerileri
Beslenme Uzmanı Diyetisyen Aysen Arıcan, bayramın 30 gün süren oruç döneminin ardından gelen önemli bir dini bayram olduğuna dikkat çekerek; ailelerin bir araya geldiği, küslerin barıştığı, çocukların şeker ve harçlıkla ödüllendirildiği bu bayramda zengin sofraların kurulmasının ve tatlı ikramının önemli bir ritüel olduğunu anımsatıyor. Her ne kadar bayramlar tatil için fırsat gibi görülse de bu ritüeli sürdüren ya da sürdürmek isteyenler çoğunlukta diyen Beslenme Uzmanı Diyetisyen Aysen Arıcan, ‘meslek diyetisyenlik olunca oruç tutanların bayramda sağlıklarının bozulmaması için bayramın tadını fazla yemek ve tatlıyla kaçırmayın demek de bizim görevimiz’ saptamasını yapıyor.
Beslenme Uzmanı Diyetisyen Aysen Arıcan, ‘oruç döneminden sonra kilo artışına dikkat!’ diyerek 1 ay boyunca nefsine hâkim olarak oruç tutan kişiler bunun ödülü olan bayramda da daha çok yeme eğiliminde oluyorlar uyarısını yapıyor. 30 gün boyunca oruç tutan bireylerin bayramda beslenmelerine biraz daha dikkat etmesi gerekli diyen Beslenme Uzmanı Diyetisyen Aysen Arıcan, bu konuyu şöyle açıklıyor: 1 ay boyunca iftar ve sahur arasında 2-3 öğün beslenen bireylerin metabolizma hızları yavaşlıyor ve sonrasında oruçtan çıkıldığında kilo artışı başta olmak üzere birçok sorun yaşanabiliyor.
Beslenme Uzmanı Diyetisyen Aysen Arıcan, ‘bayram sofralarında dikkatimi çeken önemli bir ayrıntı da geleneksel yemek kültürümüzde olan ancak pek sık yapılmayan zahmetli yemeklerin yapılmasıdır’ diyor ve ‘bu zahmet sadece yemeğin yapılış süresini ve yoğun emeği yansıtmaz çünkü zahmetli yemek aynı zamanda daha ağır, daha doyurucu, daha besleyici ve daha kalorili demektir’ açıklamasını yapıyor.
Baklava ve diğer hamur tatlıları, börekler, et yemekleri ve benzeri diğer ikramlık yiyecekler bayram sofralarında başköşeye konuluyor diyen Beslenme Uzmanı Diyetisyen Aysen Arıcan, buna karşılık sebze, meyve ve kuru baklagil gibi lifli besinlerin, süt- yoğurt gibi kalsiyumdan zengin besinlerin tüketiminin azaldığını gözlediğini belirtiyor. Beslenme Uzmanı Diyetisyen Aysen Arıcan, ‘oysa vücudumuzun ihtiyacı olan protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve minerallerin ve lifin her zaman dengeli bir şekilde yiyeceklerden karşılanması gerekir’ diyor ve şunları söylüyor: Aksi halde dengesiz beslenme sonucu kilo artışı yani şişmanlık, yorgunluk, kas krampları (magnezyum eksikliğine bağlı), hazımsızlık, şişkinlik, ishal ya da kabızlık ile kendini gösteren barsak sorunları (lif alımında azalmaya bağlı), reflü gibi sindirime bağlı sorunlar daha çok görülür.
Beslenme Uzmanı Diyetisyen Aysen Arıcan, keyifli ve sağlıklı bir bayram dileyerek, bayramda akıllı beslenmenin püf noktalarını şöyle sıralıyor:
• Bayram sabahları zengin kahvaltı edin. Haşlanmış yumurta, az yağlı peynir, domates, tam tahıl ekmeği, ev yapımı reçel ve zeytinden oluşan klasik kahvaltıyı tercih edebilirsiniz.
• 2-3 saatte bir beslenin. Bayram nedeniyle aile ziyaretleri sırasında genelde öğünler şaşabilir. Her gidilen yerde tatlı ikram edilir ve birçok öğün arada kaynar. Bunu önlemek için iyi plan yapın ve gerekirse arada yiyecek şekilde yanınızda kuru meyve ve sandviç taşıyın.
• Bayram menülerini dengeli oluşturun. Et grubu, sebze grubu, süt grubu ve tahıl grubu yiyeceklerden sadece birer çeşit yemek hazırlayın (hepsi aynı gruptan olmasın) ve hepsinden ölçülü tüketin. Tek yanlı beslenmekten kaçının.
• Bol bol su için ve sıvı tüketin. Sıvı gereksinmenizi su, meyve suyu, ayran gibi sağlıklı içeceklerle karşılayın. Çok fazla çay kahve tüketmeyin. Yemeklerden 10 dakika önce su içmeyi unutmayın.
• İkramlara hayır demeyi öğrenin ya da yön verin. Ziyarete gittiğiniz bir evde tatlı yediyseniz bir sonrakinde sadece içecek ikramlarını kabul edin.
• Gün içinde çok yediyseniz akşam sadece yoğurt ve meyve tüketin. Gün boyu çok fazla yediyseniz akşam öğününüzü hafif geçirin.
• Mutlaka yürüyüş yapın. Bayram ziyaretlerinizi, mesafeler yakınsa yürüyerek yapın. Her gün 30-60 dakika tempolu yürüyerek hem barsak hareketlerinizi düzenler hem de yavaşlayan metabolizmanızı hızlandırabilirsiniz. Ayrıca fazla kalori aldığınızda da yakmak için fırsat yaratmış olursunuz.
Diyetisyen, diyet ve mutfak
Diyetisyen Aysen Arıcan, diyet konusu ile ilgilenmeye başlayan kişilerle ilgili olarak bir diyetisyenin öncelikle diyetle ilgilenen kişinin yaşam biçimini ve beslenme alışkanlıklarını doğru anlaması gerektiğini söylüyor. Mutfağından çıkmayan kişiden mutfağa hiç girmeyen kişiye kadar iki uç arasında kalan geniş bir yelpazede yer alan diyetle ilgili kişilerle ilgileniyoruz ki diyen Diyetisyen Aysen Arıcan, bu nedenle diyet önerileri yaparken basmakalıp yaklaşımlardan kaçınmak gerektiğini söylüyor. Diyetisyen Aysen Arıcan, kişi ister mutfaktan çıkmasın isterse hiç girmesin çok genel deyişle tanımı yediğimiz içtiğimiz herşey olan diyetin şekillendiği yer mutfaktır diyor. Bu mutfak ister dışarıda ister evde olsun bireylerin diyetlerinin şekillenmesinde önemli rol oynar diyen Diyetisyen Aysen Arıcan, öncelikle konuya evde beslenme ve ev dışında beslenme şeklinde iki ayrı başlık altında bakmanın yararlı olduğunu söylüyor. Diyetisyen Aysen Arıcan, diyet konusunu ele alırken evde ve ev dışında beslenme ayrımının da yeterli olmadığını söylüyor ve şu örneği veriyor: evinde yediğini söyleyen ama mutfağını servis hazırlama dışından kullanmayan çok sayıda kişi var. Sonuçta evinde sürekli hazır ve/veya fast food tarzı yiyecekler tüketen bu kişilerin diyet programları hazırlanırken ne söylediğinize ve önerdiğinize çok dikkat etmelisiniz diyen Diyetisyen Aysen Arıcan, bu kişilere diyet önerileri yaparken yemek yapmayı seven bir insana yaklaşıldığı gibi yaklaşılamayacağın belirtiyor. Diyetisyen Aysen Arıcan beslenme biçim ve alışkanlıklarının sadece o kişiyi değil çevresinde buılunan eş, arkadaş, sevgili, çocuklar veya her kim var ise onları da etkilemesinin kaçınılmaz olduğuna dikkat çekiyor. Herkesin mutfak ya da yemek sanatçısı olmasını beklemenin çok doğru olmadığını söyleyen Diyetisyen Aysen Arıcan, mutfağa yakın ve ilgili olmanın yediğimiz içtiğimiz şeylere yabancılaşmanın önüne geçilmesinde önemli bir yeri olduğunu ve sonuçta diyet üzerinde çok etkili olduğunu belirtiyor. Diyetisyen Aysen Arıcan, bir diyetisyenin öncelikle diyetle ilgilenmeye başlayan kişinin öyksünü çok iyi dinlemesi gerektiğini ve onun durumuna en uygun ve onu en iyi şekilde motive edecek yaklaşımı ortaya koyması gerektiğini söylüyor.
Ayna diyeti
Diyetisyen Aysen Arıcan, ayna diyetini açıklarken şişmanlık tüm dünyada bulaşıcı bir hastalık gibi yayılıyor ve çağın korkulu rüyası haline geldi diyor. Bazı toplumların neredeyse %50’sinin şişman olduğuna dikkat çeken ve ülkemizde de şişmanlığın giderek arttığının yapılan araştırmalar sonucunda gösterilmiş olduğunu belirten Diyetisyen Aysen Arıcan, şişmanlığın temel nedeninin uzun süreli enerji dengesizliği ve hareketsizlik olduğunu hatırlatıyor ve çözümü için beslenme ve yaşam tarzı değişikliğinin gerekli olduğunun çok açık olduğunu belirtiyor. Diyetisyen Aysen Arıcan beslenme ve diyetle ilgilenenlerin bazı temel beslenme bilgilerini öğrenmelerini amaçladığını belirtiyor ve ayna diyeti yaklaşımıyla buzdolabı üzerine asılan diyet listeleri yerine kendi yaşam tarzlarına uygun beslenme alışkanlıkları kazanmalarına yardımcı olmayı hedeflediğini söylüyor. Aynalar nasıl gerçeği yansıtıyorsa, iç aynanıza bakarak beslenme tarzınızla ilgili durumu farkedebilir ve kaliteli bir yaşama ayna diyeti ile kavuşabilirsiniz diyen Diyetisyen Aysen Arıcan, 'ayna diyeti' sadece benim verdiğim bir isim saptamasını yapıyor. Ayna benzetmesini beslenme durumu hakkında farkındalığın yaratılması için kullandığını belirten Diyetisyen Aysen Arıcan, ayna diyeti yaklaşımının son derece olumlu etkili sonuç verdiğini belirtiyor. Diyetisyen Aysen Arıcan, iç aynanız nasıl beslendiğinizi yansıtır dedikten sonra ayna diyeti yaklaşımınının yediğiniz içtiğiniz tüm yiyecekleri ve içecekleri kaydederek listelemeniz ve sonrasında eksikleri fazlaları değerlendirmeniz esasına dayandığını söylüyor. Ayna diyeti yöntemi daha doğrusu ayna yöntemi belki de bugüne kadar denediğiniz tüm zayıflama yöntemlerini geride bırakıp yaşam şeklinizi değiştirmenizi sağlayacak diyen Diyetisyen Aysen Arıcan, ayna diyeti konusuna öncelikle soldaki 'Diyetisyen Aysen Arıcan'la 30 Günlük Diyet' bölümüne giderek başlamanızı öneriyor. Diyetisyen Aysen Arıcan, yazılarımı okurken diyetle ilgili kafanıza takılan konulara rastlayacaksınız diyor ve okurken lütfen size bir ayna tuttuğumu anımsayarak kendinizle ilgili küçük notlar almayı ihmal etmeyin önerisi yapıyor. Diyetisyen Aysen Arıcan iç aynanıza bakmayı tam olarak öğrendiğinizde eminim fazla kilolarınızdan kurtulmuş olacaksınız diyor.
Diyetisyenler, Diyet ve Diyet Programları Beslenmenin uzmanı deneyimli diyetisyenler Diyetisyen Aysen Arıcan ve Diyetisyen Selma Önelge Gür, bireylerin diyetle ilgili soru ve gereksinimlerini karşılayacak farklı ve özgün çalışmalar yapıyorlar. Diyet konusunu, sağlıklı beslenmenin temel ilkeleri doğrultusunda hastanelerdeki uzun süreli deneyimleriyle birleştirerek ve diyetetik alanındaki gelişmeleri uluslararası düzeyde yakından takip ederek değerlendiren beslenmenin uzmanı diyetisyenler Diyetisyen Aysen Arıcan ve Diyetisyen Selma Önelge Gür, ideal kilo yönetimi konusunda özel projeler geliştiriyorlar.
Beslenmenin uzmanı diyetisyenler Diyetisyen Aysen Arıcan ve Diyetisyen Selma Önelge Gür, sağlıksız menülerin olduğu bir işyerinde işyeri hekiminin dikkatli takip ve kontrolü sonucunda bazı kalp damar hastalıkları gibi rahatsızlıkların artma eğilimi gösterdiği örneğini veriyorlar. Aynı örnekteki verilerden hareketle rahatsızlıkları artan kişilerin işyeri dışında da sağlıksız beslendiklerini ve kendilerine uygun bir diyet programlarının olmadığını gösterdiğini belirten beslenmenin uzmanı Diyetisyen Aysen Arıcan ve Diyetisyen Selma Önelge Gür, bu durumda öncelikle işyerindeki menülerin sağlıklı beslenme ve diyet ilkeleri doğrultusunda elden geçirilmesinin ve çalışanların sağlıklı beslenme ve diyet konusunda bilinçlendirilmesinin gerektiğini belirtiyorlar.
Diyetisyen: Beslenmenin Uzmanı
Beslenmenin uzmanı diyetisyenler Diyetisyen Aysen Arıcan ve Diyetisyen Selma Önelge Gür, işyerinde başka bir deyişle ev dışında beslenme ile evde beslenmenin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini söylüyorlar. Bireyin sağlık taraması bittikten ve vücut kompozisyon analizi yapıldıktan sonra ortaya çıkan verilere göre kendi günlük menü planını yapar hale gelmesinin önemine dikkat çeken beslenmenin uzmanı diyetisyenler Diyetisyen Aysen Arıcan ve Diyetisyen Selma Önelge Gür, bunun için kişinin gereksinim duyduğu besin öğelerini ve bu besin öğelerini sağlayacağı yiyecek-içecek gruplarını yakından tanıması gerektiğini belirtiyorlar.
Diyetisyen değişim ölçülerini öğretir
Beslenmenin uzmanı deneyimli diyetisyenler Diyetisyen Aysen Arıcan ve Diyetisyen Selma Önelge Gür, temel 6 besin öğesi grubunun (protein, karbonhidrat, yağ, mineral, vitamin ve su) bilgisinin edinilmesi bunların sağlanabileceği yiyecek-içecek gruplarının (Tahıllar, Et ve Et Ürünleri, Süt ve Süt Ürünleri, Sebze ve Meyveler) öğrenilmesinden sonra sıranın asıl önemli adımın atılmasına geldiğini belirtiyorlar. Gereksinim duyulan besin öğelerini (yaklaşık 50 civarında) sağlayacak yiyecek-içecek gruplarından sağlıklı yiyecek ve içecekleri dengeli ve ölçülü bir şekilde almayı sağlayacak günlük menü ve öğün planının yapılmasının önemli bir adım olduğunu belirten beslenmenin uzmanı diyetisyenler Diyetisyen Aysen Arıcan ve Diyetisyen Selma Önelge Gür, ideal tabak yapmayı öğrenmek gerektiğini söylüyorlar. Beslenmenin uzmanı diyetisyenler Diyetisyen Aysen Arıcan ve Diyetisyen Selma Önelge Gür, mevsimlere göre değişen ve farklı farklı işlevleri olan binlerce yiyecek ve içecek çeşidinin bulunduğuna ve kişilerin farklı tat-lezzet algılarına da sahip olduğuna dikkat çekerek, bu kadar çok çeşitten seçim yapabilmek için değişim ölçüsü kavramıyla tanışmak gerektiğini belirtiyorlar.
Diyetisyen ideal besin tabağınızı ve günlük menü planınızı oluşturmanıza yardımcı olur
Örneğin diyetisyeninizle günlük karbonhidrat gereksiniminizi ve bunun da yaklaşık 10 dilim ekmek karşılığı olduğunu belirlediniz diyelim diyen beslenmenin uzmanı diyetisyenler Diyetisyen Aysen Arıcan ve Diyetisyen Selma Önelge Gür, 10 dilim ekmek karşılığı karbonhidratı alabileceğiniz diğer kaynaklarla değiştirebilmek değişim yöntemidir diyerek değişimi açıklıyorlar. Beslenmenin uzmanı diyetisyenler Diyetisyen Aysen Arıcan ve Diyetisyen Selma Önelge Gür, yani siz 10 dilim ekmek karşılığı karbonhidratı pirinç pilavı, bulgur pilavı, ekmek seçenekleri arasından ister birini ister ikisini ister üçünü birada kullanarak sağlayabilirsiniz diyorlar. Başlangıçta bilgileri edinmek ve hesap yapmak zor gibi gelse de değişimi kavrayan kişiler yiyecek-içecek (dolayısıyla yemek) seçme özgürlükleri olduğu için diyet yapma baskısından uzaklaşırlar diyen beslenmenin uzmanı diyetisyenler Diyetisyen Aysen Arıcan ve Diyetisyen Selma Önelge Gür, bu yöntemle yiyecek-içecek kaçamaklarının ve miktar sapmalarının programı birkaç güne yayarak daha kolay tolere edilebileceğini belirtiyorlar.
Sağlıklı besin satınalınması için diyetisyen önerileri:
Et (dana eti, tavuk, hindi, balık vb.) alırken nelere dikkat edilmeli?
Diyetisyen Aysen Arıcan ‘et (dana eti, tavuk, hindi, balık vb.) alırken nelere dikkat edilmeli?’ sorusunu yanıtlıyor ve püf noktalarına dikkat çekiyor. Aşağıda sıralanan et alırken dikkat edilmesi gerekenleri açıklayan listeyi hazırlayan Diyetisyen Aysen Arıcan, ayrıca etleri depolarken, hazırlarken ve pişirirken nelere dikkat edileceğini gösteren bir de tablo verdi. Bugün Diyetisyen Aysen Arıcan tarafından hazırlanan önerileri verdik, yarın ise tabloyu vereceğiz. Diyetisyen Aysen Arıcan etin özelliğine göre damgalanmış olmasına ve siz sipariş ettiğinizde parçalanmasına özen gösterin diyerek yapacağınız yemeğin türüne göre hangi kalite ve türde et alacağınızı önceden belirlemenizi öneriyor. Eti güvendiğiniz yerden satın alın diyen Diyetisyen Aysen Arıcan, etlerin kesildiği tahta, bıçak ve cihazların temizliğinden emin olun uyarısını yapıyor. Diyetisyen Aysen Arıcan etin pembe rengini koruması için kimyasal kullanılmamış olmasına dikkat edilmesi gerektiğini söylüyor. Soslanmış, sıvı ile ağırlığı artırılmış, kararmış, kokuşmuş etleri asla satın almayın diyen Diyetisyen Aysen Arıcan, tavuk ve hindi alırken ambalajlı olmasına, ambalajın üzerinde üretim yeri ile üretim ve paketleme tarihinin yazılıp yazılmadığına bakılması ve tavuk ya da hindinin normal renk, koku ve görünümde olmasına dikkat edilmesi gerektiğini söylüyor. Açıkta satılan, markası belirtilmemiş tavukları asla satın almayın diyen Diyetisyen Aysen Arıcan, balık alırken balığın renginin parlak ve gözlerinin canlı olmasına, balığa dokunduğunuzda dokunun hemen yerine dönüyor olmasına dikkat edilmesini öneriyor. Diyetisyen Aysen Arıcan dondurulmuş ürün alıyorsanız, eriyip tekrar dondurulmamış olduğundan mutlaka emin olun diyor.
Diyetisyen olmak isteyen gençlere objektif mesajlar
Bugünlerde üniversiteye başlamaya hazaırlanan ve diyetisyenlik bölümü (Beslenme ve Diyetetik Bölümü) tercihi yaparak diyetisyen olmak istiyorum diyen çok sayıda gençten diyetisyenlikle ilgili sorular soran mesajlar alıyorum. Diyetisyenlik mesleğini çok severek yaptığım halde ve bir kez daha seçmek durumunda kalsam tekrar diyetisyen olmayı tercih edecek olsam da gençlere diyetisyenlik mesleği ile ilgili objektif mesajlar vermek için duygularımdan arınarak yanıt vermeye çalışıyorum. Annem bir sağlık çalışanı ve hastane ortamını iyi bilen bir kişi olarak bana önemli bir fırsat sağlamıştı ve bu fırsatı kullanrak diyetisyenler dahil olmak üzere farklı sağlık mesleklerinden kişilerle birebir görüşmüş ve onları çalışma ortamlarında izlemiştim. O zaman da diyetisyenlik önemli görülüyordu ve diyetisyenlerin çalışma koşullarına imrenilerek bakılıyordu. Ben de kendi değerlendirmelerimi yaptıktan sonra aklımda bazı soru ve kuşkular kalsa da diyetisyen olabileceğimi düşünmüştüm. Sınav ve benzeri süreçleri geçtikten sonra diyetisyen olmak için Hacettepe Üniversitesi'nin yolunu tuttum. 1999 yılında Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü'nden diyetisyen ünvanı kazanarak mezun olduktan sonra diyetisyenlik yaşamıma başladım. Diyetisyen olarak meslekte 12 yılımı doldurdum. Neler yaşadığımı anlatmadan önce gençlere diyetisyenlik mesleği ile ışık tutacağına inandığım için 'neden diyetisyenliği çok severek yaptığımı' anlatmak istiyorum. Diyetisyenlik doğrudan insan odaklı bir meslek ve başarılı bir diyetisyen olmak için insanı çok sevmek gerekiyor. Bu başarıdan kastım sadece popülerlik ya da çok gelir elde etmek değil! Bunları düşünerek diyetisyenliği seçenlerin, medyanın ve okul yıllarında bazı kişilerin gözlerine soktukları birkaç kişiye benzemeye özenerek okuyanların büyük çoğunluğunun mesleğe başladıklarında büyük bir hayal kırıklığına uğradıklarını, diyetisyenliği severek ve hakkını vererek yapamadıklarını üzülerek görüyorum. Benim başarıdan kastım bir meslek adamı başarılı olmak, insanlara destek olmaktan haz ve sevinç duymak. Eğer insanları seviyor ve diyetisyenlik için gerekli bilgi ve donanımına sahip olarak hareket ediyorsanız söylediğim tür başarı geliyor ve doğal olarak belki 8- 10 yıl zahmetli bir süre geçtikten sonra sonuçlarını almaya başlıyorsunuz. Kısacası mesleğini severek yapan bir diyetisyen olmaktan söz ediyorum ve mesleğini severek yapmanın her meslekte önemli olduğunu ancak aşağıda ve takip eden yazılarımda açıklayacağım nedenlerden dolayı diyetisyenlik mesleğinde çok daha krtik öneme sahip olduğunu düşünüyorum. Önce kısaca diyetisyenin tanımına bir göz atalım.
Diyetisyen Kimdir?
Önce diyetisyenlik mesleğinin tarifine bakalım. Diyetisyenlik mesleği ulasal ve uluslarası standartlarda şu tarifteki temel konuları içeriyor: 'Diyetisyenlik, büyüme, gelişme ve ömür boyu tüm bireylerin sağlığının korunması, geliştirilmesi, yaşam kalitesinin arttırılması için beslenme biliminin ilkeleri doğrultusunda bireysel ve toplu beslenmenin plân ve programlarını düzenleyen; besin öğesi, besin ve beslenmeden kaynaklanan sağlık sorunlarını araştıran, değerlendiren, çözüm yolları bulan; var olan besin kaynaklarının ekonomi ve sağlık kurallarına uygun olarak kullanılmasını sağlayan, besin denetimini yapan, bu konularda fizyolojik, psikolojik ve sosyolojik olarak sağlıklı yaşam biçimlerinin benimsenmesi amacıyla bireyi ve toplumu bilgilendiren, bilinçlendiren, doğuştan ve sonradan oluşan hastalıklar ve diğer özel durumlarda tıbbî ve cerrahî tedavilere uygun, doğal ve tedavi edici besinlerin bileşimlerine göre diyet programı plânlayan, eğitim veren, eğitim programlarını plânlayan uygulatan ve izleyen sağlık meslek alanıdır.' Bu tarife uygun olarak diyetisyen şöyle tanımlanıyor: 'Diyetisyen, sağlıkla ilgili herhangi bir yüksek öğretim kurumunun en az 4 yıllık (bir yıl hazırlık ile 5 yıl) beslenme ve diyetetik eğitim-öğretim programını tamamlayarak Beslenme ve Diyetetik Lisans Diploması ile Diyetisyen unvanı alarak diyetisyenlik mesleğini yapmaya ve uygulamaya hak kazanan kişidir.'
Tarif ve tarifteki açıklamalar diyetisyenlik mesleğini ve o mesleği icra eden diyetisyeni
ne kadar iyi tanımlasa da mesleğin sahadaki uygulamalarını bilmeyen bir kişiye haklı olarak çok şey ifade etmeyebilir. Bundan sonraki yazımda diyetisyenlik mesleğinin saha uygulmalaırnı ve diyetisyenin işlevini anlatarak devam edeceğim.
Bu yazıunın son sözü olarak medyadaki yazı ve yüzlere bakarak hareket etmemenizi ve ünlü diyetisyen aldatmacasına kanmamanızı önetiyorum. Diyetisyenlik insan ve toplum sağlığı açısından çok önemli, değerli ve iyi tanınması gereken bir meslek. Diyetisyenlik mesleğinin ne olduğunu, sunduğu fırsatları ve uygulamada karşılaşılan güçlükleri iyi anlamak gerekli.
Diyetisyen Aysen Arıcan
aysenarican@diyetistanbul.com
Benim ve meslektaşlaım diğer diyetisyenlerin yazılarına 'Diyetisyenlerin buluşma noktası Beslenme ve Diyet Portalı - www.beslenmevediyet.org' içinde ulaşabilirsiniz.
Diyetisyenlerle ilgili şu sitelerden yararlanabilirsiniz:
Diyetisyenler Portalı - www.diyetisyenler.org Diyetisyenin Sesi - www.diyetisyeninsesi.com Beslenme ve Diyetetik - www.beslenmevediyetetik.org Beslenme ve Diyetetik - www.beslenmevediyetetik.net Diyetisyenler Günü - www.diyetisyenlergunu.com
|